• ‘Baskı Sahası’ sergisi ile, sanatsal bir araç olarak ‘baskı/print’ tekniği ile üretilmiş sanat işlerinin bir arada sergilenmesi ve baskı sanatının sınırlarının neler olabileceği konusunda izleyicilere uluslararası bir çağdaş baskı seçkisi sunulması hedeflenmektedir.

  • Şimdi zihninden neler geçiyor? Konuşulanları duyuyor mu? Konuşulanları mı duyuyor? Konuşulanlar arasından, konuşanların duymadıklarını seçiyor belki kim bilir, söylenmeyenleri duyuyor...

  • Günümüzde geç kapitalist sistemin sömürü araçlarının artık hiç de gizlenmeye gerek duymadığı şanssız coğrafyalarda; “kent iri”leri büyüyüverdi. Distopik romanlardaki korkunç metropollerin kötü kopyaları gibi... içerikten yoksun. “Havaalanı, şehir hastanesi, yol, baraj” bayındırlık sözcükleri değil artık; hasta uygarlığımızın deri üstündeki lezyonları...

  • Figürler ve manzaralar serisinde, en yalın haliyle insan ve doğa arasındaki benzerliği görürüz. Manzaralar sakin, huzurlu ve her şeyden her yerden uzak hissini yarattığı gibi Trembleau’nun insanlarında da bu türden bir uzaklığı hissederiz. Trembleau’nun kişileri, Sahip olduğu uzamlarıyla mekanın içinde birbirlerinden uzak oldukları kadar, izleyiciye de mesafesini koyarlar.

  • Videoist bu güne kadar kendinden organize bir sanat kolektifi olarak kuratöryel sistemin içinde çatlaklar yaratan bir tutum sergiledi. Yaptığı etkinliklerde, çağdaş sanat kurumlarının oluşturduğu dizgeleri geriye sarıp sanatçı merkezli olarak yeniden okumayı denedi ve Video sanatı aracılığı ile video özelinde çağdaş sanatın arkaplanı ve katmanlarını ortaya çıkarmaya çalıştı.

  • ‘Şimdi Buradasınız’ sergisi, Seval Şener ve Tuçe Erel’in küratörlüğünde, Antroposen kavramından yola çıkan bir grup sergisidir. Kavram üzerine bir süredir okumalar yapan ve konu etrafında dertlenmiş sanatçı ve küratörler, bu kavram ile sanatçıların var olan işleri arasında bir bağ kurmayı amaçlamaktadır.

  • “Dilsiz Dünya // Blank Earth” terimi, dünya coğrafyası üzerinde bölgelerin, ülkelerin, şehirlerin, isimlerin, sınırların, yer almadığı bir haritayı temsil etmek için kullanılmakta. Sessizliğe gömülmüş bu haritada, çağlar öncesinden günümüze uzanan dünyanın var olma hikâyesini okumak mümkün.

  • Ankara’nın güncel sanat mekânı olan Arte Sanat Galerisi sezonu 13 Aralık-7 Ocak tarihleri arasında Tanzer Arığ’ın “Bir varmış Bir Yokmuş” isimli kişisel sergisi ile açıyor. “Bir varmış, bir yokmuş”un masalsı söylemi zamansal bir göndermede bulunurken, aynı zamanda belleğe, düşlere, korunmuş anılara kadar uzanan farklı sorgulamaları da içerir. Serginin ana omurgasını oluşturan “ev

  • 22 Nisan / 29 Mayıs 2016 “‘Taş’ın hikâyesi” bir nevi medeniyetin hikâyesi sayılabilir. Doğaya şekil veren bu en temel hammadde, bir toz bulutu olan evrende yaşamın temelinin oluşabileceği ortam ve zemini sağlamıştır. Soyut evrenin şeklinin bir adım ötesine geçtiğimizde, ortaya çıkan her yıldız formu, ‘taş’ın şekillenme ve şekil verme hikâyesinin bir parçası olmuştur. Üzerinde yaşadığımız dünyanın olayı da, “kaderini kendi yörüngesinde arayan bir taşın hikâyesidir”.

  • Yer sofrası, bir nesne olarak algılanmasının yanında, bu nesnenin bir merkezden yola çıkarak farklı yaşamlardaki düşün/cenin bakış açılarında, dünyalarında tekrar yaşatılarak yeniden dünyaya sunulduğu toplanma yeridir. Burası akıp giden zaman içindeki yaşamın geçmişi taşımanın bir yük olarak görülmediği, sadece bugünü ya da geleceğe ait yorumu içeren toplanma zeminidir. Bu zemin; düzlemlerle kesişime olanak sağlayan ve başladığı noktaya tekrar dönen nesnenin artık ilk halinde olamadığı yerin ve serginin adıdır: “Yer Sofrası”.

  • Şimdi söyle, senin fantazi mekânının, herhangi bir biçimde ihlâl edilmesi durumunda; “SEN OLSAN NE YAPARDIN”?*

  • Yapmakla göstermek arasında tedirgin edici bir aralığa, sanatçının işine biçim veren bir sınır aşımı noktasına, başka olasılıkların ve fikirlerin biçim bulmasında itici bir güç yaratan ara alana yerleşiyor GÖSTERİŞ sergisi. Gösterme eyleminin sanatçının işiyle yan yana gelişindeki dönüştürücü gücü gündemine taşıyor.

  • Bugünün öznesi tüm iradesiyle, inisiyatifiyle, tercihleriyle kendisini, coğrafyasında ve tarihinde ekonomik, siyasal, sosyo-kültürel, inançsal koşullara rağmen ortaya koyabilmekte midir?

  • Yaban hayatta; korkarak, ardımıza baka baka kaçarak kurduğumuz bu medeni dünyaya o kadar hızlı koştuk ki, artık bu koşu anlam değiştirdi ve dünyaya meydan okumaya kadar geldi.



ARTE SANAT ; sanatın varoluş hakikatini sahiplenen bir duyarlıkla, yeni bir kimlik inşa etmek ve yeni olanaklar yaratmak düşüncesiyle, kurumsal yapısı temelinde kolektif işbirliğine dayalı bir oluşum hedeflemiştir.

BİZE ULAŞIN

  • Mutlukent Mah. Hekimköy Sit. 1920. Cad. No: 59 Çayyolu / Ankara / Türkiye
  • 0312 241 04 44
  • info@artesanat.org
  • Pazar-Pazartesi Hariç Her Gün 10:00 - 18:00 Saatleri Arasında Ziyaret Edilebilir.